12 Kasım 2007 Pazartesi

Mezarlık



Mezarlık
Mezarlık, dün ile bu günü nabzında toplayıcı sessizlik değil sadece.
Ve sessizlik bu mekânda atan hayatın nabzı da değil sadece.
Belki de sessizlik; mezar taşında abideleşen bir zaman,
Ve bu zaman, vuslata erişilecek bir an!
Ve O an,” Ol” hükmü ile başlayıp “ Ma “ eki ile biten, zamansızlık ve mekansızlık.
Ya da “ var “ ile “ yok” arasında zihni egzersiz yapan zan!
Ve hayatı zannettiği gibi yaşayan insan..

अक्सी, halde















Çağdaşlık adına batı kültürünü
Sanat adına köhnemiş Yunan kültürünü
Medeniyet adına Romanın çok tanrılı (!) dönemini,
İslam diyerek de Bedevi kültürünü dayatmaya kalmak :
Türkün İslam la yoğrulmuş Milli ahlakına , Milli görüşüne ,
Milli anlayışa ve kısaca Millilik! kavramına ters düşmektedir.

Mezarlık

Mezarlık;
“ Ölmeden ölünüz” ölçüsü ile hayata bakan için, sadece dünya ile ahret berzahında “ yok” luk ile, “ var” lığının dans ettiği bir mekan değildir .
Mezarlık belki de bunun hepsi .
Belki mezarlık;
”Can”ın “ canana” “ can “ bağışladığı bir vuslat, Yada, bir “An”lık visalin, kesiksiz huzura dönüşeceği bir mekandır.

Başöertülü kızlara लैक çağrı

Laik çağrı
Okuyun! Okuyun da; Önce şu başınızdaki çağ dışı kıyafetleri çıkartın. Şöyle kalçalarınıza uygun birer kot pantolon giyin.
Eğer kalçalarınızı beğenmiyorsanız,önce bir kot pantolonu beğenin, alın;
Kalçalarınızı ona uydurun.
Değil mi ya?
Demokraside çare tükenmez.
Tükenen tek çare sizin baş örtülü okula girmenize.
Buna çare yok işte!

Laik sistem için en büyük tehlike !
Bu kızlar başlarını örterlerse!
Sistem yıkılır. İlkeler inkılaplar alt üst olur.
YÖK feshedilir, Rektörler açığa alınır, tüm ilim adamlarının diplomaları iptal olur,
On şiddetinde bir deprem ile bütün orta doğu sokağa dökülür. Memleket mahvolur.
Allah korusun.

11 Kasım 2007 Pazar

edep




“ Edepli bir kişi, eğer “edebi “ esas alarak bir insanla birlikte olmuşsa,
daha “ edepli “ bir insan görünce de, “edepsizlik “ ederek yoldaşını terk etmez.

başörtüsü हल्लेदिलिरसे

Birde şu baş örtü meselesini halletseler.
Eh! Memleket tam olarak düzlüğe çıkar işte.
Ekonomi düzelir. Kalkınma eksi birlerden, artı yüzde onlara çıkar.
Gelir dağılımı dengelenir.
İlmi makale sayısı artar.
Uluslar arası sahalarda söz sahibi olurlar.
Siyaset seviye kazanır.
Medeniyet zirvede terennüm eder.
Devalüasyon inişe geçer.
Bürokrasi ivme kazanır.
Batı selama durur.
Amerika orta doğuya işgalden vazgeçer
Irak’ ta Felluce de, Filistin de Katliam durur
Ölüm alıp satan terör, çiçek pazarlamaya başlar.
Fahişelik ucuzlar, o zaman kimse bu işi yapmaz olur.
Yeter ki, kızların başındaki örtü açılsın”

Alp Er Tunga

Alp er Tunga (Özet )
Turan ülkesinin batısında bulunan Bezegelik şehrinde bir şenlik var. Hem de o tarihte yaşayanların görmedikleri bir şenlik bu. Ne bir toy düğüne benzer, nede bir zaferin kutlanmasına.
Kırk yerde kırk kopuz çalınmakta. Kırk yerde kırkar masada kırk sofra da yemekler yenilmekte.
----------
Zehirlendiklerinin farkına varan Çeriler hemen toparlanarak saldırdılar ve böylece kaçınılmaz kaderin son savaşı İran sarayında tüm şiddeti ile başlamıştı.
İçerde ise Alp Er Tunga yemekten sonra yaşlı bedenine çöken rehaveti önce önemsememişti. Ama dışarıdan kılıç sesleri haykırmalar naralar gelmeye başlayınca o an durumu anladı. Seksene yaklaşan yaşından beklenmeyecek bir çeviklik ile kılıcını sıyırdı. Ama içerisi gizli bölmelerden çıkan askerlerle dolmuştu.
Alp Er Tunga yanındaki üç beyi ile içeri sıkışmışlardı . Dört Türk sırtlarını birbirine vererek savaşmaya başladılar. Keyhüsrev daha önce kaçmıştı .Bu arada Alp Er Tunda bağırarak dedi ki;
“ Sen haklısın Keyhüsrev sen de haklısın Rüstem. Haksız olan benim. Çünkü soysuzların hiç bir zaman soylu olamayacaklarını öğrenemediğim için haksızım. Tuh olsun bana , Yuh olsun yaşadığım seksen yıla.
Sonra aynı gür sesi ile haykırdı adamalarına dedi ki;
“ Haydi yiğitlerim Gök tanrı acundan bizi alacaksa yanımızda şu çakalları da berber götürelim
Savaştı, vurdu yaralandı kapılara dayandı hatta kapıyı açtı ve dışarıdaki çerilerle irtibat kurdu. Ama dışarıdakilerde artık son anını yaşıyordu. Kendilerinden kat kat üstüm İran ve Kabil savaşçılarla son takatleri ile vuruşuyorlardı. Hiç birinin de kılıç sallayacak takatleri yoktu.
Sonunda ordusuz kalan Alp er Tunga Keyhüsrev 'in adamları tarafından öldürüldü.
Böylece Turan hükümdarı Alp Er Tunga İranlı Med ’lerin hükümdarı Keyhüsrev 'in davetinde hile ile öldürülmüştü…
Haber Asya bozkırlarına çok çabuk yayıldı.
Kayalar kan ağladı, ormanlar saçını yoldular. Boz kırlarda otlar hüzünlendi. Geceler boyu sivri kayaların tepelerinde Boz kurtlar uludular. Tuğlar yarıya indi. Saka milleri ağıtlar yaktılar.
****
Turan ülkesinin batısında bulunan Bezegelik şehrinde bir şenlik Hem de o tarihte yaşayanların görmedikleri bir şenlik. Ne bir toy düğüne benzer nede bir zaferin kutlanmasına.
Kırk yerde kırk kopuz çalınmakta. Kırk yerde kırkar masada kırk sofra da yemekler yenilmekte. Bezegelik mabedinin duvarına ozanlar şiirler yazdılar .Alp Er Tunga nın doğduğu seksen yıl önceki gibi, kaderini duvarlara yazdılar .
O zamandan bu güne Turan illerinde çalan kopuzlar hep bu ağıtı dillendirdiler.