ISRA Dergisinin Adnan ile sohbeti
ISRA - Üstad yaş elliye dayandı. Ne öğrendin hayattan?
Adnan – Oğlum ne diye yaşımı ileri sürüyorsun? Kısmetimizi tepiyorsun.
ISRA- Pardon Üstad . Bir devletin kalkınmasında eğitim mi daha önemlidir, yoksa ekonomi mi? Bu bir zamanlar kursta da tartışılmıştı.
Adnan -Eğitim – eğitim – eğitim. Kanaması durdurulmuş(!), üstü kapatılmış bir yara! OKULLAR; Cerahat. İliğimizi, kişiliğimizi yok eden hasta bir sistemin para yona üretim merkezleri. Entegre fuhuş tesisleri
HA ! Sen bana eğitim dedin. Evet ya! Neden sistemin okulları ile karıştırdım ki? Yaşlılık işte evlat idare et.Eğitim Ahlaktır, eğitim edebdir, -insani değerleri eğitim yolu ile çıkarır hayata kazandırırsın. Duyguları eğitimle terbiye altına alırsın. Ama dikkat et “öğretim” demedim . Eğitim dedim.Bu gün bu kavramalar biri birine karıştırıldı “Çağ yakalayacağız- Avrupa ile kucaklaşacağız “diye eğitimi göz ardı ettiler öğretime ağırlık verdiler. Bunu ne kadar başardılar bu ayrı bir tartışma konusu olur. Ama eğitimin sıfır olduğunu Sistemin elinde bir eğitim müfredatının olmadığını rahatlıkla söyleye bilirsin
Ekonomi ile ahlaki eğitimin alakası yok. Doğrudan yok..Kısaca ifade edersek eğitim insanı düzenler. Ekonomi hayatı düzenler. Ahlaksız bir kişinin aline ne kadar para verirsen ver o ahlaklı olmaz. Para ahlaksızlaşır. Ama ahlaklı kişiyi aç bıraksan bile onda aşırılık görmezsin. Belki hayatını idame etmek için hoş olmayan bir şeyler yapabilir. Ama asla aşırı gitmez. Veya daha farklı ifade edersek; sabırlı ve ahlaklı kişi para kazanır. Ama parası olan kişi ahlakı hiçbir para gücü ile alamaz. O parası ile nemrutlaşır firavunlaşır daha da ahlaksızlaşır.
Gönül ister ki hem para hem de ahlak olsun. Buda iyi eğitilmiş toplumlarda olur.
ISRA- Hrant Dink… Çok uzattılar mevzuuyu, baydı artık biliyorum, ama hani bizim de bi sözümüz olsun. Sence iş ne iş? Ama istersen cevaplamayabilirsin, soru çok yani
Adnan - Ermeni den dost olmadı memlekete. Olmazda. Onların ne olduğunu Kahramanmaraşlı olarak bizler çok iyi biliriz.Ceddimizin çektiği acıları, sırtlarından hançerlenmesini iyi biliriz. Bunları birinci ağızdan dinledim ben. Şimdi derler ki “onlar biz değiliz.” Hepiniz aynısınız. Elinize en küçük bir fırsat geçse Müslüman Türkü doğramaktan bir an geri kalmazsınız. Sadece Ermeni de değil bu ülkede yaşayan , Ne Yahudilere ne Rumlara nede Diğer azınlıklara en küçük güvenimde yok doğrusu sempatimde yok.
ISRA - Seni çok seven biri hiç neden yokken bir gün neden çekip gider?
Adnan - Belki bir gün çıkıp geri gelmek için. Zaten hep nedense terk edilenler arkada kaldıkları hissine kapılarak üzülürler. İşte derler ki ;
“ o gitti.”
Yani sen kaldın mı? Halen arayan kişinin gitmesi kalmasından hayırlıdır merak etme. Sebepsiz geldi ise sebepsiz geri gider. Bu arada söylediği” Seni seviyorum” nakaratlarına aldırma. O kendi içindeki sorunun cevabını arıyordur. Aslında sevmiyordur. Sende öyle.
O zaman “ seni çok seven” deme. O ne beni çok sevdi ne de ” neden yokken” çekip gitti… O zaten ne sevdi, ne de nedene ihtiyacı vardı.
ISRA - Çocukluk ve kar ilişkisini anlatan birkaç cümle kurabilir misin?
Adnan - Çocukken karda oynadığımda düşmek aklıma gelmezdi. Şimdi kar gördüğümde aklıma gelen ilk şey düşmek oluyor, yeter mi?
ISRA - Müthişsiniz bay Ripley! Siyasi gündeme geçiyorum: Cumhurbaşkanlığı seçimi… Karıştıracaklar ortamı diye duyumlar alıyoruz çeşitli muhabbetlerde. Nasıl bir karışıklık bu? Dahası Cumhurbaşkanı adayı kim olabilir sizce? Dahası meclis başkanı vs.?
Adnan - Ortalık karışıyor zaten. Daha da karışacağına delili bu. Gül Cumhurbaşkanı olur. Yakışırda. Olması da gerek..Büyük şehirlerde iç savaş projeleri var.Bu projeler iktidar kavgası verenler için fırsat olacak.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini askıya alabilirler. Son zamanlarda sürekli otobüs yakıyorlar. Toplu eylemler yapıyorlar. Bu durum sistemin içinde ve arkasında olanlarında istediği. Hatta parmakları olduğunu bile söylemek mümkün..
Kısaca Erdoğan ve ekibini indirmek için sanırım Amerika da istiyor ve destekliyor. Amerika Tayip den aradığını bulamadı. Onların istedikleri istikrarsız hükümetler, koalisyonlar. Ecevit, yılmaz demirel veya çiller gibi adamları isterler. Parlamentodaki istikrar Amerika ve diğer demokrasi havarilerinin hiç huşuna gitmez. Bu sebeple Tayip in halli gerek.Eh içerde de Amerika için çalışacak yeterli adam var.
Ama sana bir şey diyeyim Sanırım bu kelaynak sistemin sonun getirecek olanda Tayip dir.
ISRA - Bu ne demek Üstad
Adnan- Başkanlık sistemi demek. Artık birilerinin dayatması ile değil halkın kendi istediğini Cumhurbaşkanı seçeceği sistem. Artık kimin ne olduğunu bilelim. Bu zamana kadar memleketin ırzına geçenleri mesela Demirel i kimse sorguya çekmiyor. Kırk yıldan beri geldi gitti. Milletin gözüne baka baka yalanlar attı. Şimdi kenara çekildi Azrail i bekliyor. Oda zor gelir biraz yanına.
ISRA -Korkar mı Azrail Demirel den ?
Adnan - Hayır korkma değil. Zaman tanınacak ona sürünerek ölecek yani.
ISRA - Lütfen desek siz de lutfetseniz Hazreti Adem öncesinden bahseder misiniz? Sizin haberciler ne bildiriyorlar o zamanlardan?
Adnan - Ulan ne edeceksin Ademden öncesini. Ademden berisini hallettik de ondan ötesi kaldı. Ne Biçim çocuksun sen be? Abuk sabuk sorularla geliyorsun karşıma.
ISRA - Ama Üstad arada bir böle şeyler iyi olmaz mı? Hani sen derdin ya?
Adnan -Ademden önce melekler vardı cinle vardı. Ayrılmaz dostumuz Şeytan vardı.
ISRA - Şeytan dost mu üstat
Adnan- Evet tabii. En iyi dost bana kötülüğü öğretendir. Onu öğrendiğim zaman tersini yapmak zor olmaz. Çünkü biz hep tersini yaparız ya..
ISRA - Hımm anladım galiba ama neyse şey eeeee???
Can ve ruh… İnsan, melek ve hayvanlar ekseninde konuşalım.
Adnan – Can can olduktan sonra solucanda da var oğlum. Farkın ne senin? Farkını koy ortaya önce…
ISRA - Türkiye’deki en can alıcı kurumu söyle. O değişmezse hiçbir şey değişmez dediğin hangi kuruluş var?
Adnan - Din. Daha doğrusu din anlayışı. İslam dini tabii. Hayata bakış açısını değiştirmezse. Din adamlarımız, Olması gerektiği gibi düşünmezlerse bu memleket düzelmez.
ISRA - Dün başınıza gelen dolandırılma olayını anlatır mısınız?
Adnan - Yahu git Oğlum işine. Elli yaşında aldatıldım, dolandırıldım birde onumu anlatayım şimdi sana.
ISRA - Konumuz İran. Nükleer programla ilgili hayli sıkıştırıyor başta ABD. Nedir ufukta İran’ı bekleyen şey ve bunun Orta doğuya etkisi ne olur?
Adnan -Beklenen olur. 3. Dünya savaşı. İran soylu bir duruşa sahip. Rahmetli Humeyni İran da Şahı def ederek Amerikanın ipini çektiğinden beri dış politikada soylu bir duruş sergiledi. Ve halende duruşunu bozmuyor. Eee nede olsa bizim gibi seksen senelik değil binlerce yıllık derinliği olan bir devlet İran. İsrail in ve Amerikanın sıkıntısı o zamandan beri var Bu günkü mesele değil.
Biz daha seksen sene önce Merih ten geldik. Çatal kaşık tutmasını Avrupalı ağabeylerimiz öğrettiler. Yarım yamalak dininde bir kısmını Araplardan, bir kısmını Yahudiler den bir kısmını da Ermenilerden öğrendik. Bizim soylu bir dış politikamızın olmaması gayet normal. Tavşan pisliği gibiyiz ne kokar nede bulaşırız. Dostumuz düşmanımız bellisiz. Amerika ne derse biz onu yaparız. İsrail ne emrederse o şekilde düşünürüz. Zihin haritamızı Yahudi misyonerle çizer, ve buradaki basın kuruluşları aracılığı ile bize iletirler. İş dünyamızı Yahudi uşağı mason sanayiciler düzenler, Kültür rotamızı batılı misyonerler yönlendirir böylece yaşar gideriz. Arada bir askere gider Allah Allah diye birbirimizi öldürürüz. Başımızdaki daimi kahramanlar, bu vatanın tek sahipleri, ekranlara çıkar birde dinimize söverler. Bun dan isterik bir zevk alırız.
Ama İran öyle değil.
İran radikal. On bin yıllık derinliğe sahip ve inandığından taviz vermeyen bir millet. Ne aradığını biliyor. Ne söyleyeceğini biliyor. Dostunu düşmanını biliyor. Kendi insanları için neyin yararlı neyin zararlı olduğunu biliyor. Meselenin kravat takarak bilmem ne yabancı marka giyerek hallolmayacağımı devlet adamlığının maymun taklitçiliği olmadığını biliyorlar. İcazetin Amerika da olmadığını biliyorlar. Dahası Amerikanın Asya hakimiyeti ve Ön Asya ya ( Türkiye) ve Boğazları hedef aldığını biliyorlar. Dahası Amerikanın Türk milletinin en büyük düşmanı olduğunu da biliyorlar. Ama nedense bizdeki devletçi geçinenler bunu bilmezler! Ha?! Neydi soru. İran ın tutumu ile orta doğuya etkisi mi ? ?
Gardaş bu ülke iç savaşa gidiyor herkes ayağını doğru atsın vesselam.
ISRA - İyide Üstat ne alakası var şimdi ?
Adnan - Irak ı görüyorsun değil mi? Irak a ne için saldırdılar? Saddam bu kadar kötümüydü? Şimdikilerden çok daha iyi idi.Iraktaki bu gün olan şeyleri yıllardan beri engelliyordu o adam. En azından Yahudi değildi şimdikiler gibi. Baksana Sünni- Şii Amerikanın hatırına birbirlerinin kanını emiyorlar. Sokaklarda. Yarın bu ülkede olacakların örnekleri bunlar. İran bunu görmüyor mu? Görüyor.
PKK taşeron artık. Onu ne kürdistan heveslileri nede dünya patronları ciddi bir parti gözü ile görmüyorlar.Pkk istedikleri zaman istedikleri gibi kullanacakları taşeron bir örgüttür. Ne temizlerler, ne dağıtırlar nede çok güçlendirirler. O kullanılacak malzeme. Sokakta bağıranlara bakma sen. Neden bağırdıklarını bilseler!!!
ISRA - Milliyetçilik, laiklik ve sosyalizm… Bu üç kavramı sizin bir yazınızdan hareketle bir arada kullanıyorum. Kısaca buyurun.
Adnan -Evet üçü de güdükleştirilmiş, iğdiş edilmiş bir halde. Aslına bakarsan üçü de hayat görüşü. Şimdilerde hasta sistemin ( Laikliğin) idaresine aday olmak isterler. Ama kendileri de hasta. Ama olan bana oluyor. Ben dolandırılıyorum Onlar İktidar kavgası veriyorlar. Bu ülkede milliyetçiliğin fikir sistemi de yazıldı. İçine düşürüldüğümüz hali görebiliyor mısın?
ISRA - Olmaz mı üstad ?
Adnan - Olmaz milliyetçilik fikir değil ki sistemi olsun”
ISRA - Ama Üstad bu iddia nasıl bir şey…
Adnan - Oğlum ne inatçı çocuk oldun sen? Kıçı kırık bir dergi çıkarıyorsun diye kendini medya holdingimi sandın?
ISRA - Yok Üstad estağfurullah yani milliyetçilik fikir sistemi…
Adnan - Oğlum bir sevginin, bir ilginin, bir düşüncenin “ sistem” olabilmesi için, “ sistem” olarak anılabilmesi için eksiksiz olması gerekir. Bütün olması gerekir. değil mi?
ISRA - Evet Üstat
Adnan - Milliyetçiliğin içinde din olur mu?”
ISRA - Var üstat .
Adnan - Ya ? Neresinde peki?”
ISRA - Evet, milliyetçiler aynı zamanda Müslüman da olduklarını söylüyorlar
Adnan- Bak düştün işte. İslamın dini milliyetçiliğin içinde bir parça olarak mı var yani ? Ulan terbiyesiz çocuk İslam dini bütündür. Eksiksizdir Hayatı ve hadiseleri yorumlar. Fetva veremeyeceği hiçbir alan , hiçbir mesele bulamazsın. Milliyetçilik İslam dini içinde bir parçadır. Vatan sevgisidir. Aslında oda “imandandır” ya neyse milliyetçilik vuralım adını. Bu gün milliyetçiliğin eğitim sistemi var mı ?
ISRA - Yok mu Üstad ?
Adnan - Ulan bu Yahudilerin eğitim sistemi salak oğlum. Avrupa dan getirilen eğitim sistemi.
ISRA - Ha?! Evet Üstad
Adnan - Güzel anladın. Peki milliyetçiliğin Hukuk sistemi var mı?
ISRA - Şeyy! herhalde yok Üstad çünkü bunlarda Fransa dan İtalya dan getirildi.
Adnan- Haa! aferin sana açılmaya başladın. Şimdi milliyetçi fikir sistemi diyebilir misin? Başka örneklere gerek yok. Bak sistem anlamında tek bir sistem vardır. İSLAM. İnsanı tanıyan, hayatı bütünü ile kavrayan yorum getiren yorumlayan tek bir sistem vardır. Bu anlamda medeniyet de tekdir. İslam medeniyeti. Gerisi yalan ve aldatmacadır
ISRA - Yeri gelmemişken ülkücü harekete değinelim kısaca. Geçmişteki dinamizm şimdilerde yok oldu. Hani üstad Necip Fazıl da övmüştü bir vakitler. O günlerden bugüne öz bir değerlendirme alalım mı sizden?
Adnan - Ülkücü hareket 12 eylülle birlikte miadını doldurdu. Şimdikiler bir kısmı MHP nin ayak takımı. Diğerleri de BBP nin koltuk değnekleri Bu ülkede bir zamanlar siyasi hayata yön veren , Sovyetleri sarsan, Amerikanın bile korkulu rüyası olan ülkücüleri bu gün konuşmak bile gereksiz. Bu gün kendi bile ne aradığını bilmeyen ocaklarda başka, partide başka doğuda başka batıda başka bir ülkücülük anlayışı. Fikir yok. Zikir yok. Kuru sloganlar, mesnetsiz iddialar meselesiz hayat görüşü. Arada bir islamı kullanırlar. Devletçiyiz derler ne idüğü bir devletten bahsettiklerini bilmezler. Sistemin parçasıdırlar sistemi eleştiriler. Müslüman olduklarını söylerler şeriatı istemezler. İsteriz deseler bile bunu , iddia ettikleri davalarının neresine koyacaklarını bilemezler. Milliyetçilik diye farkında olmadan ırkçılık yaparlar. Milliyetçilikten ne anladıklarını sistemli bir şekilde ortaya koyamazlar.
ISRA - Son olarak derginin olmayan okuruna ne demek istersin?
Adnan- Zaten hep boşa konuştuk Şimdide olmayan okuyucu sahibi dergilere mi yazıyoruz? Yazıklar olsun be! Elli sene boşa geçti desene
ISRA - İnsanlar okumuyorlar Üstad ne yapalım.
Adnan - Önemli değil aslında. Okuyanlar ne yapıyorlar ki? Üzülme
ISRA - Son sözünüz nedir Üstad ?
Adnan – Doğduğumda kulağıma okumuşlar. Ölürken de ben söylerim inşallah.
ISRA - Ama Üstad o kelime- i şahadet
Adnan – Ulan salak oğlum halen anlamadın mı? ilk ve son söz bu. Başka var mı?”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder